İsmail Ya da Çocukluğumun Son Sabahı / Cem Ergener
01.04.2000 - 16:00
ismail'le uzun yeşil bahçelerden, uzun yeşil bahçelere geçecektik bir yaramazlıktan gelip bir haylazlığa gidecektik bizim bahçenin taşlığı sulanacaktı taşlıkta küçük göletler oluşacaktı ayten teyzenin kızları batırık tepsisiyle çardağımıza gireceklerdi babamlar gelecekti ikindi okunacaktı camuz abi sokağın iki ucunu kapayıp boğaları salıverecekti birazdan korkuyla camuz abi'nin değme matadora taş çıkartan numaralarını seyredecek üzerine şeker epelenmiş sana yağlıekmeklerimizi yiyecektik annesi ismail'e hakiki deriden mamûl futbol topunu verecekti sokağın çocuklarını toplayıp ilkokulun bahçesine yollanacaktık top oynamaktan yorulunca kızkaçıranlarımızı ateşleyip izzet amcaların avlusuna bırakıverecektik hımhım karının çığlıklarını duyacaktık
ama bir sabah evimizi akrabalar dolduracaktı
*
su yılanı avlamak için uçurtma deresine inecektik öldürdüğümüz yılanları değneklerde taşıyarak mahalleye dönecektik kanala inip yüzecektik çağla hırsızlığına mezarlığa kiraz hırsızlığına dokuzgöz'e varacaktık ismail elinde çakısıyla gelecekti kanlarımızı emecektik gözlerimizi açtığımızda ayten teyzelerin avlusunda bulacaktık kendimizi şiltelerimizi dutun altına serecektik cüzlüklerimizi alıp caminin yolunu tutacaktık
ama bir sabah evimizi akrabalar dolduracaktı bahçemize ateşler yakılacaktı
*
ismail ben abim imamın oğulları belki hımhım karının öksüz torunu ahududu toplamaya diyecektik ama serumdan yapılmış sapanlarımızla sığırcık avlamaya gidecektik bir şeylerin bitiyor olduğunu sezinleyecek iyi bir şeylerin bitiyor olduğunu sezinleyecektik sapanlarımızla bedenlerini parçaladığımız kuşların lanetine mi battık yavrularını kaçırdığımız leyleklerin ilenci mi çarptı bizi yuvalarını bozduğumuz örümceklerin öfkesine mi saplandık bahçelerini yağmaladığımız dulkarıların bedduaları mıydı ensemize çullanan bilmiyorum
bildiğim, bir sabah evimizi akrabalar dolduracaktı konya'dan gelmiş olacaklardı bahçemize ateşler yakılacaktı yufkalar açılacaktı babam abimi parlement almaya yollayacaktıvimamınoğulları daha ne olduğunu bile anlamadan ismail hasta yatağından kaldırılacaktı bütün çocuklar istasyon caddesine koşturacaktık at kestaneleri savaşına başlayacaktık bekçi arkamızdan bağıracaktı yorulacaktık raylar boyunca adımlayacaktık adidas'ın önünden geçerken güneşin altında pırıl pırıl parlayan gümüş bir yıldız bulacaktım bütün çocuklar beni kıskanacaktı ismail bile onu benden isteyecekti vermeyecektim yorulmuş olacaktık arzularımızdan sıyrılmış olacaktık abim kulağını raylara dayayacaktı g e l i y o r! diye ünleyecekti gülecektik uzaklardan iniltiler duyacaktık homurtular bağırtılar duyacaktık az bir zaman sonra masalların içinden gibi buharlı değil ama büyülü bir lokomotif kapkara ama büyülü bir lokomotif masalların içinden gibi fışkırır gibi bir ölüm meleği gibi gelecekti ismail bir çığlık atacaktı ismail kızıllar içinde kalacaktı ismail'in öbür yarısı bulunamayacaktı bütün ilçe ismail'e ağlayacaktı
ertesi sabah gümüş yıldızımı ismail'in küçücük mezarına bırakacaktım yıldızımı da çocukluğumu da cennetimi de bırakacaktım
ismail'le uzun yeşil bahçelerden, uzun yeşil bahçelere geçecektik bir yaramazlıktan gelip bir haylazlığa gidecektik bizim bahçenin taşlığı sulanacaktı taşlıkta küçük göletler oluşacaktı ayten teyzenin