« Anasayfa | Künye | Arşiv 12 Mart 2026, Perşembe
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Edeb Yahu
Nedret Kudret
Erdem Bayazıt Ey!

Gölgelik
Köksal Alver
Tek Söğüt

Dil Ağacı
İbrahim Demirci
Kafı Yutanlar

Kelimeler ve Şeyler
Abdullah Harmancı
Seni Ne İhtiyarlattı?

Mızrak ve İlmihal
Ahmet Murat
İmamın Hatırlanışı

Saksağan
Osman Özbahçe
Dünya Aklıma Yatmıyor

Şiir Çıkmazı
Mehmet Solak
Kimi, Nereye Götürür Şiir?

[ Edebiyat -> Metinler ]

"Hayat ve Öykü" / Ömer Yalçınova

01.04.2000 - 16:00

"Sanatçı, adeta, bilmediğimiz bir dünyadan, bir kaza sonucu, dünyamıza düşmüş bir yaratıktır." (Sezai Karakoç)

Üstadın söylediği gibi sanatçı herhangi biri değildir hatta bu dünyadan biri de değildir. Peki sanatçı nerelidir ya da nereden gelmiştir? Nerededir? Bilmiyoruz fakat gerçek olan şu ki; bu dünya sanatçının değerini bilmiyor. Şair, öykücü ve romancıların sanatlarını insanlara anlatmak zorunda olması kadar zor ve acı bir şey yoktur. Şair, şiirin ne olduğunu, ne işe yaradığını, niteliklerini, nasıl okunması gerektiği... vb. gibi sorular hakkında araştırmalar yaparak okurlarını aydınlatmak mecburiyeti duyuyor. Oysa onun yapması gereken sanatını icra etmek. Şair, şiirini; öykücü, öyküsünü; roman yazarı ise romanını yazmalıdır.

Öykü yazarı Necip Tosun'un "Hayat ve Öykü" (Hece Yay.) isimli inceleme kitabını okurken hep yukarıdaki sorular takıldı kafama. Öykü alanında Ömer Lekesiz gibi yazarlara, eleştirmenlere ne kadar çok ihtiyacımız olduğuna şahit oldum. Çünkü bir öykücü öyküsüyle haşır neşir olmalıdır.

Necip Tosun "Hayat ve Öykü" kitabında okurun kitaba hangi bakış açısıyla bakması gerektiğini önsözde veriyor. Diyor ki "Aslında bu yazılara biraz da yaptığı işi anlamaya çalışan birinin sorduğu sorular, vardığı sonuçlar, yaptığı düşünce egzersizleri olarak bakılabilir."(S.8) Kitap okunup bitirildikten sonra Necip Tosun'un yapmış olduğu işi hakkıyla anladığı ve yaptığını görüyoruz. Kitap, Türk Edebiyatında öykü alanında büyük bir boşluğu doldurabilecek değerde. O yalın, akıcı üslubuyla öykünün ne olduğunu, nasıl meydana geldiğini, ana dinamiklerini, mihenk taşlarını ustalıkla anlatıyor. "Öykünün hayatla bağlantısı nedir?", "Hayatta yeri nedir?" gibi sorulara cevap veriyor. Yaşamış olduğumuz zamanda öykünün hangi konumda olduğunu okuru sıkmadan, bunaltmadan tespitlerini aktarıyor. Günümüz öykü okurunun öyküden ne beklediğini "... modernizm, çocuklarına özet yaşamayı dayatmaktadır." (S.12) tezinden yola çıkarak "... fazladan, gereksiz tek bir kelime bile öykünün kurduğu dünyayı bozmaya yeter. Bu da yoğun anlatımın gerektirdiği tempolu ve iç ritimli anlatımdır. Anlam açıklığı da öykünün günümüz insanının beklentilerine denk düşen bir özelliğidir. Yani öykü; insanı, toplumu, yaşananları dolaysız bir şekilde anlatır. Kısaca muhatabına bulmaca çözdürmez ve hemen ulaşır." diyerek özetliyor. Öykünün belli başlı sorunlarını açıklığa kavuşturuyor yazar. Anlatım sorunları, bakış açısı, şiirsellik, ritim, ironi, bilinç akımı, dil, açıklık, kapalılık... vb. gibi. Değişik öykü yazarlarından örneklerle sözlerine açılım kazandırdığı gibi akla hiç ters gelmeyecek fikirler sunuyor. Öyküyle deneme, şiir, roman arasındaki bağlantılarını, birbirlerinin imkanlarından nasıl yararlandıklarını, birbirine katkılarını kesin çizgilerle olmasa bile okurun ayırt edebileceği şekilde anlatıyor. Mesela öyküyle şiir arasındaki bağlantıyı şu cümlelerle sonuçlandırıyor: "Sonuç olarak öykü, şiir olmayı hiç düşünmemesine rağmen düzyazının sınırlarını da aşıyor ve modern anlayışlarla özgürlüğünü sağlamlaştırarak, yepyeni, mümbit bir alana doğru koşuyor. Böylece öykü için 'şiirin uzun saçlı kızkardeşi' diyen şairi de haklı çıkarıyor." (S.26)

Uzun öykü-kısa öykü sorununa eğiliyor yazar. Özellikle uzun öykü yazmaya çalışan veya yazarak öykü olmaktan çıkan metinlerin öykü diye direten yazarların dönüp dönüp okuması gereken tespitlerle dolu. "Öykü, yapısı gereği üç-beş sayfada oluşturulan bir dünya olduğundan, bir çok olmazsa olmazlara ihtiyaç duyar. Öykü bir kere, her şeyi kısa ama yoğun anlatmalıdır. Ayrıca vurucu ve net anlatmalıdır. Ve gereksiz kelimelere yer vermemelidir. Çünkü öykü, bu kısalıkta anlam yoğunluğunu yakalamak durumundadır."

Bir çok öykü yazarının içinden çıkamadığı öykü-hikaye ayrımını yazar kısa yer vermiş olsa da yapıyor. Bilindiği üzere bazı kitapların üzerinde öykü, bazılarında ise hikaye kitabı olduğu yazıyor. Öyleyse öykü nedir? Hikaye nedir? Tabii ki Necip Tosun'un fikirleri bu tartışmalara nokta koyacak değil ama dar düşüncelerden, bu konudaki çıkmaz sokaklardan kurtaracak mahiyette. "Hikayeyi anlatılan şey, konu, ana malzeme, öyküyü ise hikayenin disipline edilmiş şekli olan yazınsal tür anlamında kullanalım." diyerek öyle saymamızın doğru olacağını "Bu anlamda ben hep hikaye anlatmaktan öykü yazmaya doğru bir serüven yaşandığını düşünmüşümdür. Yani on dokuzuncu yüzyıldan önce pek fazla disipline forma ihtiyaç duyulmadan 'anlatılan' şey hikaye iken yirminci yüzyılda birlikte edebi bir disiplin, form kazanan şey 'yazılan' şey, öykü olmakta. Daha da somutlaştırırsak, eskiden hikaye anlatılırdı, artık öykü yazılıyor."(S.95) cümleleriyle açıklıyor. Söylediğimiz gibi hikaye-öykü severler tam olarak aydınlatılmış, bilgilendirilmiş sayılmaz.

"Hayat ve Öykü" kitabı, öyküyle ilgili her soruna değinmiş, çözümlemiş değil. Bir pencere açıyor Necip Tosun, diyebilirim. Bu pencereden mutlaka bakılmalı diye düşünüyorum. Öyküyle ilgilenen, öykü sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edilebilecek bir kitap. Bir öykü yazar adayı size bir öyküsünü getirip nasıl olduğunu sorarsa "Necip Tosun'un 'Hayat Ve Öykü' kitabını okudun mu?" diye sormanız öyküsünün nasıl olduğuna en iyi cevaptır. Ancak yazarın "Sanırım her şey gelip sanatçı öğüten bu edebiyat ortamına takılıp kalıyor." dediği edebiyat ortamına takılıp kalmazsa.

"Sanatçı, adeta, bilmediğimiz bir dünyadan, bir kaza sonucu, dünyamıza düşmüş bir yaratıktır." (Sezai Karakoç) Üstadın söylediği gibi sanatçı herhangi biri değildir hatta bu dünyadan biri de değildir  
Türk Şiir AnıtlarıTümü »
» Şeyh Galib
» Taşlıcalı Yahya
» Ahmet Haşim
» Namık Kemal
» Mehmet Akif Ersoy
KırkpâreTümü »

» Suç Bende / Deniz Işık
» Sesinden İçmek Senin / İnci Okumuş
» Gittin / Ramazan Özer
» Akasya Ağacı / Atilla Akın
» Son / Senem Gezeroğlu
YarışmalarTümü »

» Öğretmenler Duysun Öğrenciler Katılsın
» Alvarlı Efe'de İlâhi Aşk Konulu Yarışma
» Ceyhun Atuf Kansu Ödülü Başvuruları Başladı
» Cemal Süreya Ödülü'ne Başvurular Devam Ediyor
» Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
Dostluk Güneşi (29.10.2021 - 11:34)
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
Yorum için üye olun!