« Anasayfa | Künye | Arşiv 25 Şubat 2018, Pazar
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Edeb Yahu
Nedret Kudret
Erdem Bayazıt Ey!

Gölgelik
Köksal Alver
Tek Söğüt

Dil Ağacı
İbrahim Demirci
Kafı Yutanlar

Kelimeler ve Şeyler
Abdullah Harmancı
Seni Ne İhtiyarlattı?

Mızrak ve İlmihal
Ahmet Murat
İmamın Hatırlanışı

Saksağan
Osman Özbahçe
Dünya Aklıma Yatmıyor

Şiir Çıkmazı
Mehmet Solak
Kimi, Nereye Götürür Şiir?

[ Edebiyat -> Ekstra ]

Tolstoy'un Ölüme Yolculuğu

Ferhat Uludere

07.04.2008 - 19:09

Guardian'ın yazarı Jay Parini, Son İstasyon adlı kitabında Tolstoy'un son yılını belgeler ve günlükler eşliğinde gözler önüne seriyor. Kızı karısı, asistanı ve doktoru tuttukları günlüklerde ne mahrem yanlarıyla Tolstoy'u anlatıyor.

Bir zamanların görkemli çiftliği Yasyana Polyana'dan çıkarken bunun son yolculuğu olduğunu çok iyi biliyordu Tolstoy, ölüme doğru ilerleyen bir adım atmıştı. Kar yağıyordu ve Rusya için belki de normal sayılabilecek bir soğuk vardı havada. Tulya yakınlarında bir istasyonda ölmek için derin bir uykuya dalmayı beklerken buldular onu. Kimse bulmadan yalnız başına ölümü seçmesi neredeyse imkânsızdı, çünkü o İsa peygamber kadar önemli bir adamdı o dönemde Ruslar için. Hatta Rus dünyasının geçen yüzyılın başlarında peygamberden de öte tanrısal sıfatlarla çağırdığı bir kurtarıcı, bir mesih ya da Deccal'in soğuk nefesi karşısında onu yerle bir edecek mehdi idi... Sadece Ruslar için değil tüm okuma yazma bilen ırklar için böyleydi.

Neden çıkmıştı ki bu yolculuğa, her zaman bir mazeret vardır; bazıları artan sıkıntılardan kaçış, bazıları karısının sonu gelmez miras baskısı diyor, ama Guardian'ın yazarı Jay Parini'nin Son İstasyon romanına göre durum biraz farklı...

Romanda genç bir subayken, savaş sırasında Sivastopol'da tanıştığı Tatar kızından bahsediyor Tolstoy. Savaşa çok uzak bir yer olmayan Eski Simferopol'da yaşayan bir kızdan. Katya adındaki bu kızı hiç sevemese de beraber oluyor onunla, hatta bu beraberlikten sonra da onu belleğinin en derinlerine gömüyor, yok sayıyor. Özellikle dine yöneldiği, inancı farklı algılamaya başladığı dönemde bir vicdan azabı gibi dikiliyor Katya'nın hayali karşısına, Katya'nın çıplak beyaz tenini özlemeye, arzulamaya başlıyor, bir türlü hafızasından atamıyor onu. Bir anlamda bu Tatar kızı Katya ilk aşkı Katenka'yı hatırlatıyor insana, Çocukluğum ve Gençliğim adlı biyografik romanları okuyup da Katenka'ya âşık olmayan kaç erkek vardır ki...

Katenka'nın bir karşılığı olan Katya'nın peşine takılıyor Tolstoy, aslında yıllardır içinde sakladığı ve hayatından cinselliği tamamen çıkardığı bir dönemde ,tekrar karşısına çıkan bu hayalin peşine takılmak için çıkıyor çiftliğinden ve bir daha da geriye dönemiyor. Ölüme yapılan bu yürüyüşü Merkez Kitaplar'dan ilknur Özdemir çevirisiyle yayımlanan romanında böyle yorumluyor Parini.

Son İstasyon, Tolstoy'un son yılını anlatıyor. Aslına bakarsanız belki de en zor yılını anlatıyor. Çünkü bu son yılda bir anlamda peygamber vasıfları kazanan yazarın servetini kime bırakacağı herkes için merak konusu oluyor... Halk, hayranları ve Tolstoy servetinin tamamını yoksullara bağışlamayı isterken, karısı buna şiddetle karşı çıkıyor, çünkü o Tolstoy'dan sonra alıştığı yaşamı devam ettirmek, çocukları için gerekli serveti korumaya ve bunu da belki herkese çirkin gelecek bir hırsla yapmaya çalışıyor. Tolstoy servetini bağışlamak isterken, karısını ve çocuklarını da düşünmeden edemiyor. Karısı kocasının bir çılgınlık yapacağından korktuğu için en azından Savaş ve Barış ile Anna Karanina'ın telif haklarını kendi üstüne almaya çalışıyor. İşte böyle bir ortamdan bunalıp yavaş yavaş sona doğru bir yolculuğa çıkıyor Tolstoy. Jay Parâni tüm o yılı tanıkların tuttuğu notlarla, günlükler ve mektuplardan yola çıkarak anlatıyor. Hatta tüm olan biteni, Çertkov, Bulgakov, karısı Sofya Andreyevna, kızı Şaşa ve doktoru Duşan Makovistki'nin ağzından anlatıyor. Kitap ayrıca gülmeceyi ciddiyetsizlik olarak değerlendiren Tolstoy ile komediyi her şeyin üstünde tutan Bernard Shaw arasındaki mektuplaşmaları, Tolstoy'un dönemin Rus edebiyatı hakkında fikirlerini, Hıristiyanlık, Budizm ve daha birçok inanç hakkındaki düşüncelerini içeriyor.

Birçok eleştirmenin övgüyle bahsettiği kitabın var olması da biraz ilginç aslında, Jay Parâni romanı yazmadan beş yıl önce Napoli'de bir kitapçıda yazarın asistanı Valentin Bulgakov'un Tolstoy'un son yılında tuttuğu günlüğü bulmasıyla başlıyor. Bu günlük son yılında yakınındaki herkesin bir şeyler yazdığını kanıtlıyor ve yazar önce o günlüklerin peşine düşüyor, tek tek buluyor hepsini ve sonunda o buldukları da kitabı oluşturuyor.

Geçen yüzyılın Rus yaşantısına dair ayrıntılar taşıyan Son İstasyon daha şimdiden edebiyat ve tarihi romanseverlerin ellerinden bırakamayacağı bir başyapıt olmaya aday gibi görünüyor.

Son İstasyon, Jay Parâni, Merkez Kitaplar, Çeviren: İlknur Özdemir, 304 sayfa

Kaynak: Taraf

Guardian'ın yazarı Jay Parini, Son İstasyon adlı kitabında Tolstoy'un son yılını belgeler ve günlükler eşliğinde gözler önüne seriyor. Kızı karısı, asistanı ve doktoru tuttukları günlüklerde ne mahrem yanlarıyla Tolstoy'u anlatıyor.  
KırkpâreTümü »

» Suç Bende / Deniz Işık
» Sesinden İçmek Senin / İnci Okumuş
» Gittin / Ramazan Özer
» Akasya Ağacı / Atilla Akın
» Son / Senem Gezeroğlu
EkstraTümü »

» Kaypak Yorgunluk / Mehmet Uğurlu
» Ne Mürid İsterim Ne De Mürşid (Üç Kitap, Üç Figür: Mevlana, Şems ve Kimya Hatun) / Mevlüt Uyanık
» Otuz İki Kısım Tekmili Birden İlhan Berk / Sıddık Akbayır
» "Renga" Üzerine / Nurullah Turan
» Tolstoy'un Ölüme Yolculuğu / Ferhat Uludere
YarışmalarTümü »

» Öğretmenler Duysun Öğrenciler Katılsın
» Alvarlı Efe'de İlâhi Aşk Konulu Yarışma
» Ceyhun Atuf Kansu Ödülü Başvuruları Başladı
» Cemal Süreya Ödülü'ne Başvurular Devam Ediyor
» Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!